|
İDARİ PARA CEZALARININ UYGULANIŞI
|
|
Kabahatler Kanunun 17. m. idari para cezasının uygulanış şeklini düzenlemiştir. Ve bu düzenlemelere göre 6831 sayılı yasada idari para cezası öngörülen kabahatler için 5326 sayılı kanun hükümleri uyarınca, idari para cezalarıOrman İşletme Şefleri tarafından verilecektir.Tahsilat,özel bütçeli olmamız sebebiyle Orman İşletme Müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecektir.
|
|
İşlenen suç, tazminat ve ağaçlandırma giderinin tazminini gerektiriyorsa,
|
|
idare zararı ve ağaçlandırma bedelinin tahsili için Hukuk Mahkemelerinde dava açılması gerekmektedir.
|
|
İşlenen suç, idari para cezasını gerektiriyor ve ayrıca bu suçtan dolayı idaremizce zapt edilmesi ve mahkemelerce müsaderesine karar verilmesi gereken suç aletleri ve mallar varsa
|
|
idari para cezası Orman İşletme Şefliğince verilecek; yine idari yaptırım olan mülkiyetin kamuya geçirilmesi ile ilgili işlem de idari yaptırım kararına bağlanacaktır. İdari para cezasını gerektiren kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilir.
|
|
Zamanaşımı yönünden Kabahatler Kanunu 20 v.d. maddeleri uygulanır.
|
|
Elli bin YTL den az idari para cezası gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi 3 yıldır.
|
|
Orman İşletme Şefi suç zaptı üzerine bu suç için kanunda öngörülen idari para cezasını bir kararla tespit edecektir. Bu karar, seri ve sayıları birbirini takip edecek şekilde ve her sayfa üçer nüsha olmak üzere matbu olarak bastırılır. Bu kararda 1-Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi 2-İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren eylem 3-Bu eylemin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller 4-Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği açık bir şekilde yazılır. Tutanakta ayrıca kabahati oluşturan eylem, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır ve imzalanarak sanığa tebligat kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Suçlu birden fazla ise her biri için ayrı ayrı ceza kararı tanzim edilerek tebliğ edilir. Ceza kararına karşı, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ilgililerin Sulh Ceza Mahkemesine itiraz hakları vardır. İtiraz zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde incelenerek en kısa sürede sonuçlandırılır. Mahkemede duruşma açılırsa bu davaya müdahil olunacaktır. 7 gün içinde ceza kararına itiraz edilmezse idari para cezası kesinleşir.
|
|
Kabahatler Kanunu 17/6 m. gereğince idari para cezasını veren işletme şefi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. İdari para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme ilgilinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez. Tahsil edilen idari para cezası Orman İşletme Müdürlüğü veznesine ödenir.
|
|
Küçükler için; idari para cezasını havi bir suçu işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış bir çocuğa idari para cezası uygulanmaz. Akıl hastalığı nedeni ile işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişi hakkında idari para cezası uygulanmaz. (Kabahatler Kanunu 11.madde)
|
|
Kanunda öngörülen para cezalarını müstelzim fiiller işlendiğinde suç zaptı tanzim edilecek ve umumi suç zabıt defterine kayıt edilecektir. Bu suçlara ait para cezaları idaremizce tahsil edildiği durumlarda suç zabıtlarının ayrı bir deftere de kaydının yapılması gerekir. Bu defter, suçlunun adı ve adresi, suçun nev’i, ilgili kanun maddesi, suç zaptının tarih ve numarası, para cezasının miktarı, tahsil için yapılan işlemlere ait kayıtların tarih ve numaraları, bu konuda yapılan işlem ve tahsilat sonucu ve gerekli diğer hususları ihtiva edecek şekilde düzenlenmelidir.
|
|
İdari Yaptırım Kararına İtiraz edilmişse:
|
|
Sanığın idari para cezasına itirazı üzerine veya başka bir nedenle konu mahkemeye intikal etmiş ise dava izleme defterine de kaydı yapılacaktır. Dosyalar muntazam tutulacak dosyaların suç zabıt defteri ile dava izleme defterine kaydı yapılmışsa ikisi de birbirleriyle irtibatlandırılacaktır.
|
|
6831 Sayılı yasada geçen idari para cezaları , her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır” denilmek suretiyle idari para cezalarının değişen ekonomik ortamlara uyum sağlaması amaçlanmıştır.
|
|
ORMAN KANUNUNDA İDARİ PARA CEZASINA BAĞLANMIŞ EYLEMLER VE CEZA MADDELERİ
|
| SUÇ MADDESİ |
CEZA MADDESİ |
| 14/c |
91/6 |
| 14/d |
*91/6 |
| 14/e |
94/2 |
| 16 |
92/1-2-3 |
| 18 |
94/1 |
| 19 |
95 |
| 20-21 |
96 |
| 27 |
97/1 |
| 37 |
99 |
| 100/4 |
100/4 |
| 50 |
101/1 |
| 51 |
102/1 |
| 67 |
103 |
| 74 |
107 |
| 76/1-a |
110/1-a |
|
|
HAFİF HAPİS VE HAFİF PARA CEZALARININ İDARİ PARA CEZASINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ 11.05.2005 tarih ve 5349 sayılı yasa ile değişik 5252 SAYILI TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN' un 7. maddesi uyarınca “Kanunlarda, "hafif hapis" veya "hafif para" cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdari para cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda "hafif hapis" cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı, yediyüzotuzdur.
|
-
Kanunlarda, "hafif hapis cezası" ile "hafif para cezası"nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezası yaptırımının belirlenmesinde "hafif hapis cezası" esas alınır.
-
Kanunlarda, sadece "hafif para cezası"nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.
-
Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet Savcısı yetkilidir.
|
|
Ağırlaştırıcı Maddeler
|
| 91 / 9 Bir misli artırılır 1 1=2 |
| 91 / 10 İki misli artırılır 1 2=3 |
| 111 İki misli uygulanır |
| 95 / 2 Alt sınır 15 YTL (2003’de) |
| 95 / 3 İki misli artırılır |
| 95 / 4 İki misli uygulanır |
| * Bir cezanın iki misli artırılması, üçle çarpılması ile bulunur. |
| Örnek:Ceza 1YTL ise 2 misli artırıldığında 1 X 3 = 3 olarak hesaplanır. |
| * Bir cezanın 2 misli uygulanması ceza miktarının 2 ile çarpılması suretiyle bulunur. |
| Örnek: Ceza 1 YTL ise 2 misli uygulanması halinde 1 X 2 = 2 olarak bulunur. |
|
|
AVLANMA
|
Ormanlarda avlanma av teskeresi almadan ve yetki mercilerden izin alınmadan Av yapmak yasaktır. Avlananların avları ile vasıtaları zapt olunur. Ayrıca Avladıkları av hayvanları için tazminatı hükmonulur. Ayrıca 4915 sayılı Kara avcılığı Kanununa göre yasaklanmış avlanma şekillerinde ve merkez av komisyonunca yasaklanmış av sahalarında,koruma altına alınmış türlerde ve belirtilen süreler dışında avlanma yapılmaz.
|
|
Avlanma Suçunda Düzenlenen İdari Yaptırım kararlarına İtiraz:
|
1.İdari Yaptırım Kararı İl Çevre Müdürlükleri tarafından verilmişse; Kabahatler Kanununun 3-a maddesi uyarınca 7 gün içinde İdare Mahkemesine yapılır. Süresi içinde itiraz edilmezse ödeme mercii Maliye Bakanlığınca tespit edilen tahsil daireleridir.( İlçelerde;Vergi Dairesi Müdürlüğü)
|
|
İşletme Şefi tarafından verilmişse;
|
|
2.İdari Yaptırım Kararı Orman İşletme Şefi tarafından verilmişse ; Bu karara karşı itiraz Süresi: 7 gündür.İtiraz Mercii İdare Mahkemesidir. Süresi İçinde itiraz edilmezse rızaen ödeme, ilgili şefliğe veya Orman İşletme Müdürlüğü veznesine yapılacaktır. Rızaen ödenmeyen avlanma suçuna ilişkin idari para cezaları, Orman İşletme Şefi tarafından 6183 Sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca yapılacaktır.
|
|
5271 sayılı CMK da idaremiz açısından önemli tanımlar
|
|
CMK.2.maddesi ile Kanunun değişik yerlerinde sürekli olarak kullanılan terimlerden ne anlaşılması gerektiğini baştan belirlemek amacıyla tanımlara yer verilmiştir. Şüpheli ve sanık kavramı yeniden tanımlanmıştır. Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, buna göre soruşturma ve kovuşturma da tanımlanmış ve Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi, Aynı şekilde ifade alma ve sorgu kavramlarının da sınırları belirlenmiştir.fade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini, Şüpheli veya sanığın hakim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini ifade eder.
|
|
BİLGİ İSTEME :
|
|
CMK.332. maddesi “suçların soruşturma ve kovuşturması sırasında Cumhuriyet Savcısı, Hakim veya Mahkeme tarafından yazılı olarak istenilen bilgilere 10 gün içinde cevap verilmesi zorunludur. Eğer bu süre içinde istenilen bilgilerin verilmesi imkansız ise, sebebi ve en geç hangi tarihte cevap verilebileceği aynı tarihte bildirilir. Bilgi istenilen yazıda yukarıdaki fıkra hükmü ile buna aykırı hareket etmenin Türk Ceza Kanununun 257. maddesine aykırılık oluşturabileceği yazılır. Bu durumda haklarında kamu davasının açılması, izin veya karar alınmasına bağlı bulunan kişiler hakkında, yasama dokunulmazlığı saklı kalmak üzere, doğrudan soruşturma yapılır” < Türk Ceza Kanunu 257. madde görevi kötüye kullanma suçunu düzenlemiştir.
|
|
ARAMA:
|
|
Arama Bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kağıtlarında, eşyasında, aracında 5271 Sayılı CMK ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir. (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği madde 5)
|
|
Aramaya ilişkin usul ve esaslar CMK’nın dördüncü bölümünde 116 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre ;116/1 Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. 117/1, Şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla, diğer bir kişinin de üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. 117/2 Bu hâllerde aramanın yapılması, aranılan kişinin veya suçun delillerinin belirtilen yerlerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığına bağlıdır. Konut sözlük anlamında insanın yatıp kalktığı veya tüzel kişiliği olan bir kuruluşun bulunduğu ev, apartman gibi yer, mesken, ikametgah. olarak tanımlanmıştır. Kamuya açık olmayan kapalı alanın ise, herkesin rahatça , izin almaksızın girip çıkamayacağı, umumun istifadesinde olmayan alan olarak düşünebiliriz.
|
|
Aramanın zamanı
|
|
Madde 31 - Arama, kararda veya yazılı emirde belirtilen süre içerisinde yapılır. HER ARAMA KARARI, AKSİNE BİR HÜKÜM İÇERMİYORSA SADECE BİR KEZ ARAMA YAPMA YETKİSİ VERİR. Aramanın amacını tehlikeye sokan acil bir durum yoksa, adlî arama gündüz yapılır. KONUTTA, İŞYERİNDE VEYA DİĞER KAPALI YERLERDE ADLÎ ARAMA GECE YAPILAMAZ. AYRICA BU YERLERDE KOLLUK ÂMİRİNİN YAZILI EMRİYLE DE ARAMA YAPILAMAZ. Ancak;
|
-
Suçüstü hâlinde,
-
Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde,
-
Firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması hâlinde,
-
Önleme aramaları, denetimler ve kontroller her zaman yapılabilir.
|
|
Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. Suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalarda birinci fıkra hükmü uygulanmaz. Cumhuriyet Savcısının yazılı emri veya hakim kararı üzerine arama gece de yapılabilir.
|
|
Gece Vakti: 5237 S. T.C:K. m. 6 ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 4. maddesinde tanımlanmıştır. Güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden süredir.
|
|
2559 Sayılı Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanununun 7. maddesinde sayılan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde gece adli arama yapılabilir.
|
|
HÂKİM KARARI ÜZERİNE GECİKMESİNDE SAKINCA BULUNAN HÂLLERDE CUMHURİYET SAVCISININ CUMHURİYET SAVCISINA ULAŞILAMADIĞI HALLERDE İSE KOLLUK AMİRİNİN YAZILI EMRİ İLE kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının yazılı emri ile yapılabilir.Kolluk amirinin emri ile buralarda arama yapılamaz. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamayan hallerde kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan aramalarda; ilgili kolluk görevlilerince neden Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı, Cumhuriyet Savcısının hangi vasıtalarla arandığını belirtilen ayrıntılı tutanak tanzim edilerek ilgili soruşturma evrakına eklenir. Kolluk Amiri, Yani Orman Kanununa göre İşletme Şefleri, İşyeri, Konut ve Kamuya açık olmayan kapalı alanlarda, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi arama emri veremez.
|
|
Aramalarda inandırıcı delillere bağlı MAKUL ŞÜPHE halinin varlığı esastır. Keyfi aramalar suçtur.
|
|
Makul Şüphe: Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 6. maddesinde düzenlenmiştir. Makul şüphe, hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir.
|
|
Makul şüphe, aramanın yapılacağı zaman, yer ve ilgili kişinin veya onunla birlikte olanların davranış tutum ve biçimleri, kolluk memurunun taşındığından şüphe ettiği eşyanın niteliği gibi sebepler göz önünde tutularak belirlenir. Makul şüphede, ihbar veya şikâyeti destekleyen emarelerin var olması gerekir. Belirtilen konularda şüphenin somut olgulara dayanması şarttır. Arama sonunda belirli bir şeyin bulunacağını veya belirli bir kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgular mevcut bulunmalıdır.
|
|
Adli Kolluk Yönetmeliğinde Kolluk Kuvvetleri
|
|
Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik ve Gümrük Muhafaza görevlileri olarak tanımlanmıştır. Orman Muhafaza Memurları bu tanımda yer almamakla birlikte; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 23.06.2005 tarih ve 27607 sayılı görüşte; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi, Kanunun ‘Adli Kolluk ve Görevi’ kenar başlıklı 164. maddesi, ‘diğer kolluk birimlerinin adli kolluk görevi’ kenar başlıklı 165. maddesi, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Adli Kolluk Yönetmeliğinin ‘Diğer Kolluk Birimlerinin Adli Kolluk Görevi’ kenar başlıklı 7. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanununun ‘suçların takibi’ kenar başlıklı 79. maddesi ve 80. maddesi birlikte değerlendirildiğinde orman muhafaza memurlarının orman suçlarını soruşturma görevlerinin bulunması sebebiyle ‘diğer kolluk birimlerinin adli kolluk görevi’ kapsamı içinde mütalaa edilmelerinin düşünüldüğü” Genel Müdürlüğümüze bildirilmiştir. Adalet bakanlığının görüşü doğrultusunda 6831 sayılı Orman Kanununun orman muhafaza memurlarına verdiği yetkileri CMK.116 v.d. maddeleri ile ilgili yönetmelik hükümlerince kullanılması gerekmektedir.
|
|
Arama talep, karar veya emrinde;
-
Aramanın nedenini oluşturan fiil,
-
Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya,
-
Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi,
-
Aranılacak eşyanın elde edilmesi halinde el konulup konulmayacağı hususları açıkça gösterilir.
|
|
Arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır. Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur. Askerî mahallerde yapılacak arama, Hakim veya Cumhuriyet savcısının istem ve katılımıyla askerî makamlar tarafından yerine getirilir. Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir; kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur. Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz.
|
-
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği de dikkate alınarak uyulması gereken hususlar
-
O mahallin ihtiyar heyetinden veya komşularından en az iki kişinin arama tanığı olarak bulundurulması,
-
Aranılacak yerin sahibinin bulundurulması,
-
Ev sahibi çağırılarak durumun kendisine anlatılması,
-
Ev sahibi yoksa eve zorla girilebilir. Ancak durum bir tutanakla tespit edilmesi ve aramanın sonunda kilit mühürlenerek Muhtar veya ihtiyar heyetinden birine teslim edilmesi,
-
Arama yapıldıktan sonra, kaçak orman emvali bulunmuşsa nerede, nasıl ve ne miktarda olduğu tutanağa ayrıntılı olarak yazılacak ve emvallerin bulunduğu yerleri gösterir bir de kroki tutanağa eklenecektir.
-
Arama sonunda kaçak orman emvali bulunursa, orman idaresi memurlarınca el konulacak ve hakkında kanunun 84. maddesine göre işlem yapılacaktır.
-
Arama sonunda tanzim edilen tutanağın altı “Hiçbir hasar yapılmadan, hiçbir eşya alınmadan, aramaya son verildi. İş bu arama tutanağı tarafımızdan imza altına alındı” şerhi konularak bağlanıp aramaya katılanlarca imzalanacaktır.
-
Atölye ve işyerlerinde yapılan aramalarda, kaçak emval bahçede veya atölyenin içinde bulunabilir. Bu durum krokide belirtilmeli ve bu emvallerin işyeri sahibine ait olduğuna dair kanaatler inandırıcı biçimde tutanağa dahil edilmelidir.
-
Arama yapılırken şayet karşı koymalar olursa, bu durum ayrıca “Mukavemet ve karşı gelme tutanağı” ile tespit edilerek adliyeye gönderilir.
-
Orman suçlarından mütevellit aramalarda davet edildikleri halde gelmeyen köy muhtarı ile ihtiyar heyeti üyeleri hakkında da ayrı bir tutanak tanzim edilerek doğrudan doğruya Cumhuriyet Savcılıklarına durum bildirilir.
|
|
Aramanın sonunda hakkında arama işlemi uygulanan kimseye istemi üzerine
|
-
Aramanın hangi nedenle yapılmış olduğu,
-
Yakalanabileceği veya suç delillerini elde edebileceği hususunda makul şüphe bulunan şüphelinin veya sanığın üstünün, eşyasının, konutunun işyerinin veya ona ait diğer yerlerin aranması halinde, soruşturma veya kovuşturma konusu fiilin niteliğini,
-
Aramada elkonulan veya koruma altına alınan eşyanın listesi,
-
Aramada şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemiş ise bunu,
-
Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin, el konulan eşyanın mülkiyetine ilişkin görüş ve iddialarını içeren belge veya belgeler verilir
|
|
CMK.141/1-i bendinde “hakkında arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen” ve aynı maddenin (j) bendinde de eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler için maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebilecekleri hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm 01 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanacaktır. Kanun 143. maddesinin 2. fıkrasında “DEVLET, ÖDEDİĞİ TAZMİNATTAN DOLAYI, KORUMA TEDBİRİ İLE İLGİLİ OLARAK GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANAN KAMU GÖREVLİLERİNE RÜCU EDER” hükmünü getirmiştir. Bu sebeple arama yaparken ölçülülük esasına dikkat edilmesi gerekir.
|
|
EL KOYMA:
|
|
Suçun veya tehlikelerin önlenmesi amacıyla veya suçun delili olabileceği veya müsadereye tabi olduğu için, bir eşya üzerinde, rızası olmamasına rağmen, zilyedinin tasarruf yetkisinin kaldırılması halidir.
|
|
Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir. Hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar. Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir. Askerî mahâllerde yapılacak elkoyma işlemi, Hakim veya Cumhuriyet savcısının istem ve katılımıyla askerî makamlar tarafından yerine getirilir.
|
|
Arama sonucunda bazı eşyaya elkoyma söz konusu olduğunda, HÂKİM KARARI VEYA GECİKMESİNDE SAKINCA BULUNAN HÂLLERDE CUMHURİYET SAVCISININ, CUMHURİYET SAVCISINA ULAŞILAMADIĞI HÂLLERDE İSE KOLLUK ÂMİRİNİN YAZILI EMRİ İLE el koyma işlemi gerçekleştirilebilir.
|
|
Araçlarda Arama:
|
|
Madde 29 - Araçlarda aramanın gerçekleştirileceği yerde, öncelikle kişilerin kaçmasını ve saldırmasını engelleyecek şekilde gerekli güvenlik tedbirleri alınır.
|
|
Araç araması sırasında, yapılan aramanın konusu olan eşyanın ne olduğu veya aramanın yapılmasına temel teşkil eden sebepler ilgiliye açıklanır. Araç araması, kişiye en az sıkıntı verici şekilde ve makul olan en kısa sürede yapılır. Araç araması, aracın ilk durdurulduğu yerde veya o yerin yakınında, mümkün olduğu kadar başkalarının göremeyeceği tarzda yapılır. Detaylı inceleme yapılması gereken hâllerde, başka yere götürülerek arama yapılabilir.
|
|
Araç araması sırasında rastlanan özel kâğıt ve zarflar, içinde müsadereye tâbi bir eşya bulunması ihtimali dışında açılmaz; açılsa dahi yazılı bilgiler okunamaz.
|
|
Yapılan aramanın neticesinde bir suça ilişkin iz, eser, emare ve delil elde edilirse, kişi yakalanır. Boş araçların aranmasında, arama yapıldığını belirten bir not bırakılır. Bu notta, arama tutanağının bir kopyasının alınabileceği yer belirtilir. Bu maddede yazılı işlemler gece de yapılabilir.
|
|
Bir kişiyi geçici olarak durdurmak, yakalama sayılmaz; yakalama sayılması için kişinin fiilen denetim altına alınması gerekir. Denetim için araçların durdurulması da mümkündür.Kolluk görevlisi ,tecrübesine dayanarak, izlediği davranışlarından, o kişinin bir suç işleyeceği veya işlediği hususunda kanaat elde eder veya kişinin silahlı olduğu ve halen tehlike yarattığı kanaatine varırsa kişi durdurulabilir. Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için, "umma" derecesinde makul şüphe bulunmalıdır.Somut emarelerle desteklenen şüphe bulunmadan, süreklilik arzedecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma ve kontrol işlemi yapılamaz. Sebebin oluşmasına veya şüpheye yol açan davranışları hakkında, durdurulan kişiye sorular yöneltilebilir. Kişi bu sorulara cevap vermekle yükümlü değildir. Durdurma yetkisinin kullanılmasına neden olan şüphe, yapılan açıklama ile ortadan kalkarsa, kişinin gitmesine engel olunmaz.
|
|
Durdurma üzerine aşağıdaki işlemler yapılır: Durdurulan kişi üzerinde giysilerinden herhangi birisi çıkarılmaksızın, yoklama biçiminde bir kontrol yapılır. Bu işlem sonucunda, kişide silâh bulunduğu sonucunu çıkarmaya yeterli şüphe meydana gelirse, memur kendiliğinden silâh ve diğer suç eşyası araması yapabilir. Yoklama suretiyle kontrol, kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından yapılır. Yapılan kontrolün konusu ve sebepleri ilgiliye açıklanır. Bir kişinin veya aracın durdurulma süresinin, şartlara göre makul olması ve kontrol için ayrılan süreyi aşmaması gerekir.
|
|
YEDİEMİNLİK
|
|
6831 sayılı Orman Kanununun 84. maddesi Orman suçlarında yakalanan Orman emvalleri, nakil ve suç aletlerinin saklanması ve gerektiğinde talep halinde aynı şekilde verilmesi şartıyla zorunlu Yedieminlik müessesesini getirmiştir. Orman suçlarında yediemin olacakları kanun saymıştır. Kimse meşru özür durumu olmadan yedieminlik yapmaktan imtina edemez. Orman Kanununun 84. maddesinde ismen sayılanlar bu görevi yapmaktan imtina etmeleri halinde doğrudan doğruya Cumhuriyet Savcılıklarına dava açılmak üzere sevk edilmelidir. Zira yedieminlik idari görev değil yediemin orman idaresinden teslimatları muhafaza edebileceği bir yere kadar taşınmasını isteyebilir. Bu istek idarece yerine getirilmelidir. Yedieminler böyle bir talepte bulunmamışlarsa, teslimatı almaları ile yükümlülükleri tam olarak işler.
|
|
Kimler Yediemindir?
|
|
6831 sayılı yasanın 84. maddesi ile Orman suçlarında yakalanan orman emvalleri ile suç aletlerinin kime verileceği hüküm altına alınmıştır. Bunlar sırasıyla; 1-Orman Depolarına (Teslim Tutanağıyla)2-Orman deposu yoksa ve suç mahalli belediye hudutlarında ise, o yer belediyesine 3-Köy hudutları içerisinde ise Köy muhtarına 4-Muhtar yoksa vekiline 5-Vekilin de yokluğunda ihtiyar heyeti üyelerinden birisine yediemin senetleri mukabilinde teslim edilir.
|
|
Avukat Ayla YURDAKUL( Ankara Orman Bölge Müdürlüğü Beypazarı Orman İşletme Müdürlüğü )
|