ORMANCI.NET Pazartesi, 01 Aralık 2008
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Haberler
Makaleler
Dosyalar
Resim Galerisi
İletişim
Arama
Yararlı Linkler
Blog
Forum
Site haritası
Videolar
Kestane Dal Kanseri PDF Yazdır E-Posta
Yazan Yalçın TUNCER   
Perşembe, 08 Kasım 2007

Kestane, kayıngiller (Fagacea) familyasının Castanea  cinsini oluşturan, kışın yapraklarını döken, ağaç türünün ortak adıdır.Kestaneler genel olarak kısa gövdeli, yaprakları dikkat çekici şekilde damarlı, yaprak uçları dişli veya tüylüdür. Erkek çiçekler Haziran ayında çıkarlar. Bir gurup halinde bulunan erkek çiçekler yapraklar kadar boylanabilmektedir. Dişi çiçekler erkek çiçeklerden daha sonra çıkar ve daha çok genç dallar üzerinde bulunurlar. Kestane meyveleri dikenli ve sert kabuk içinde gelişir. Meyvelerin olgunlaşma zamanı Eylül- Ekim aylarıdır.

KESTANE DAL KANSERİ

Kestanenin Ülkemizdeki Yayılışı Kestanenin Ülkemizdeki yayılışı, doğuda Gürcistan sınırından başlayarak Karadeniz kıyısı boyunca Belgrat Ormanına kadar uzanır. Marmara çevresinde (özellikle Kapıdağ Yarımadası) ve Batı Anadolu da bulunur. Kestanenin Ülkemizdeki yayılış alanlarında 800-1000 m ye kadar çıkar. Karadeniz sahil ormanlarında genellikle Gürgen, Kızılağaç ve çeşitli Meşe türleri ile saf ve karışık olarak bulunur. Ayrıca Kütahya’ da Karaçam (Pinus nigra), doğu Kayını (Fagus orientalis) ile karışımlar yaptığı görülmüştür.

Ülkemizde Saf Kestane Alanlarının İller İtibariyle Dağılımı

İl Adı Koru Ha. Baltalık Ha. Toplam Alan Ha.
Giresun 6,186   6,186
Kastamonu 2,348 390 2,738
Ordu 2,533   2,533
İstanbul 112 2,403 2,515
Sinop 2,457   2,457
İzmir 2,095   2,095
Trabzon 1,859   1,859
Bartın 1,757   1,757
Zonguldak 1,297   1,297
Artvin 1,017   1,017
Balıkesir 913 32 945
Samsun 936 347 936
Yalova 556   903
Kocaeli 864   864
Aydın   284 284
Bursa 199   199
Manisa 7 80 87
Denizli 83   83
Kütahya 4 78 82
Düzce 37   37
Adapazarı 10   10
Çanakkale 8   8
TOPLAM 25,278 3,614 28,892

(Kaynak:OGM Or. İd. Pl. Da. Baş.)

3. Kestane Dal Kanseri Cryphonectria (Endothia) parasitica adlı bir mantarın yol açtığı bitki hastalığıdır.

Belirtileri Kestane dal kanseri, genellikle gövdede veya dallarda; öz kısmı, kambiyum ve kabuğu öldüren yaralar şeklinde ortaya çıkar. Yaprak ve sürgünler solar lezyonla çevrilen öz kısmına su iletimi yapılmadığı zaman canlılıklarını kaybeder. Uzaktan ilk belirtiler, dallar üzerinde solan yapraklardır. En sonunda ise ölü ve yapraksız dallar kalır. Genç ve düzgün kabuklu dallardaki yaralar sarımsı kahverengi veya turuncu kahverengidir. İnce dal ve sürgünlerde başlayan hastalık daha sonra büyük dallara ve gövdeye yayılır. Böyle birçok yara dalların gövdeye birleştiği yerlerde toplanmış olarak bulunur. Hastalık nedeniyle kabuk ve kambiyumun ani ölümü sebebiyle düzgün yüzeyli bir çöküntü meydana gelir. Eğer kambiyumun ölümü ani olmazsa hastalıklı alanın altında yeni kabuk tabakalarının oluşması, şişkinliğe ve üst düzeyde kabuk çatlamalarına neden olur. Hastalanan ağaçta tipik olarak çok sayıda dip sürgünü görülür.

Yapılan incelemeler sonucunda aşağıdaki tespitler yapılmıştır ;

  • Kestane meşçerelerinin tümünde kestane dal kanseri Cryphonectria parasitica’nın çok yaygın olduğu,
  • Ağaçların bir kısmının tek tek veya gruplar halinde kurumuş olduğu (dikili kuru), Ağaçların geri kalan kısmında üç sınıfta toplanacak biçimde kurumaların olduğu, bunların;
  1. Ağacın yalnız tepe kısmındaki dallarının kuruduğu,
  2. Ağacın tepeden itibaren boyunun yarısına kadar kuruduğu,
  3. Ağacın tepeden itibaren 2/3, 3/4 kısmının kuruduğu
  4. Meşe ve çam türleri arasında kalmış ve insanların ulaşamamış olduğu çok ender tek ağaçlardan bazılarında hastalığın bulunmadığı veya hastalığın ağaçların sağlığına etkili olmadığı,
  • Hastalıklı ağaçların hepsinde dal budanması, gövdenin bir kısmının kesilmiş olması, balta ile yaralama, dal ve gövdede sıyrık gibi yaralanmalarının bulunduğu,
  • Hastalığının büyük oranda ağacın tepe kısmından başlayarak gövdenin alt kısımlarına doğru yayıldığı ve yayıldığı yerleri kuruttuğu, Bu tip kurumalarının,köylünün ağaç üzerinde bulunan ve kirpi tabir edilen kestane meyvelerini düşürmek için önce dallara sırık ile kuvvetle vurması sonucu bir yara paraziti olan hastalığı sağlıklı dallara bulaştırması ile yaygınlaştığı ,
  • Hastalığın yayılışında insan etkisinin en önemli faktör olduğu ve insanların hastalığı ağaçları yaralayarak,dallarını keserek,ince dallarını meyveleri düşürmek ve toplamak için sırıklarla vurup yaralayarak hastalığın yayılmasına neden olduğu,
  • Hastalığın yayılmasında çok münferit olarak doğal nedenlerin etkili olduğu,
  • Yörede ve köyler çevresindeki Devlet Ormanlarındaki kestane ağaçlarının çevre halkı tarafından sahiplendiği, bu köylülerin teknik uygulama yapacak uzman elamanların çalışmalarını engelleyecek ölçüde etkinlik gösterdikleri, bu koşullar altında teknik müdahaleler yapılmadığı takdirde kestane türünün giderek azalıp ormanlarımızdan yok olacağı tespit edilmiştir.
 

4.1.Yapılması Gerekli Teknik İşlemler

Yapılan incelemeler sonucunda görüldüğü gibi ormancılık tekniklerinin hukuk dışı sahiplenme nedeni ile uygulanamamasının kestane ormanlarının yok oluşuna neden olacağı açıktır.

Yapılan incelemeler sonucunda görüldüğü gibi ormancılık tekniklerinin hukuk dışı sahiplenme nedeni ile uygulanamamasının kestane ormanlarının yok oluşuna neden olacağı açıktır.

Ormancılık tekniklerinin uygulanabilmesi koşuluyla, alınabilecek önlemler ve teknik uygulamalar normal koşullarda aşağıda belirtilmiştir.

  • Kestane ormanları üzerindeki insan baskısının engellenmesi,
  • Hastalıklı alanlardaki dikili kuru ağaçların Olağanüstü Hasılat Etası Raporu tanzim edilerek ormandan çıkarılması,
  • Zamana bağlı olarak hastalıklı kestane ormanlarının tabii veya suni yolla gençleştirilmesinin sağlanması,
  • Kestane ormanlarının yenilenmesinde kesinlikle baltalık işletmesinin uygulanmaması (Baltalık İşletmesi ağaçların kesilmesi sonucunda kök-kütük sürgünlerinden yararlanılarak yapıldığı için kesit yüzeylerinden ağaçlara hastalığın bulaşmasının önlenmesi mümkün olamamaktadır.),
  • Plantasyonlarda gelişen fidanların rüzgarlı havalarda birbirine çarparak veya sürtünerek enfeksiyon başlatacağı dikkate alınarak aralık ve mesafenin geniş tutulması,
  • Meyve toplarken sırık kullanılmamalıdır. Çünkü sırıkla vurulan dallarda yaralar açılmakta ve hastalık etmenleri için uygun bir ortam oluşturmaktadır.
  • Kestane ormanları ve plantasyonlarına yapılacak tüm müdahale ve bakım çalışmalarında kesim aletlerinin her birey için kimyasal sterilizasyona tabi tutulması ve kesit yüzeylerinin enfeksiyonu önleyecek ve bileşiminde bakır-çinko bulunan fungusitlerin de karıştırıldığı bir macun ile kapatılması ,
  • Hastalık açısından kestane için özel bir silvikültür, ağaçlandırma ve aşı tekniğinin araştırılarak geliştirilmesi,
  • Kestane plantasyonlarına teknik elamanları ve onların nezaretinde çalışanlar haricinde kimsenin sokulmaması,
  • Hastalığın bulunduğu ülkelerden hastalıklı fidan ve diğer bitki materyalleri getirilmemeli, sağlık sertifikası istenmelidir.
  • Ülke içerisinde de hastalıkla bulaşık materyaller, hastalığın görülmediği yerlere kesinlikle götürülmemesi,
  • Hastalığın yayılışında halkın hukuk dışı olarak kestane alanlarını sahiplenmesi ve ağaçları yaralaması nedeniyle enfeksiyonun giderek arttığı görüldüğünden kestane ormanlarında mülkiyet sorununun en kısa zamanda çözümlenmesi ve bu ormanların kesin kadastrosunun yapılması gerekli görülmektedir.

4.2. Sorunların Giderilmesi Açısından Şimdilik Alınabilecek Önlemler:

Sorun yaratan alanlarda yapılan incelemeler sonucunda mülkiyet sorunu çözülene kadar acilen alınabilecek önlemler aşağıda belirtilmiştir.

  • Hastalık nedeniyle yaşamını yitirmiş tek tek ağaçları “Dikili kurular” Olağanüstü Hasılat Etası Raporu ile belirlenerek ormandan çıkarılmalıdır.
  • Gruplar halinde kurumuş olan ağaçların ise, açılacak alanların emniyet altına alınabileceği, mülkiyet sorununun bulunmadığı veya hemen ağaçlandırılabileceği yerlerde yine “Olağanüstü Hasılat Etası Raporları “ tanzim edilerek kesilip ormandan çıkarılması ve açılan yerlerin ağaçlandırılması ormancılık tekniği açısından gereklidir. Ancak açılan alanların sahiplenilmesinin söz konusu olduğu yerlerde çok dikkatli davranılması, alanların muhakkak korunması zorunludur.
  • Tepe çatısı kısmen kurumuş ve sağlığına kavuşma olanağı bulunmayan tüm kestane ağaçlarının ormancılık tekniği açısından ormandan çıkarılması gerektiği halde halkın ormana müdahalesinin söz konusu olması nedeniyle orman alanlarının da elden çıkmasına sebep olacağı görülmektedir. Bu gibi yerlerde yalnız ağaç tepe tacının 2/3 kısmının kurumuş olduğu ağaçların (dipten su sürgünleri vermiş olsa dahi )kesilerek çıkarılması uygun olacaktır.
  • Kesimlerin, hastalığın yayılmasına neden olan sporların yayılışının en az olduğu geç sonbahar ve kış aylarında yapılması gerekmektedir.
Son Güncelleme ( Pazartesi, 12 Kasım 2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
Forumdan
xx 2008 yılı orman mühendisi... xx 2008 yılı muhafaza alımla... xx OGM sınavla özürlü person... xx Bu Başlığa Puanlarınızı y... xx KTÜ Orman Mühendisliği Me... xx MESLEKİ DENEYİM ÇALIŞMASI... xx Unvan değişikliği ile ilg... xx ormancıların kılık kıyafe... xx Ormanci.net

İrtibat Tel:
(505)8572533
 
ORMANCI.NET @ 2007