|
Sayın Tolga Turgut orman yangınlarını, müdahaleleri, kiralanan uçak ve helikopterlerin bu güne kadar kimlerden karşılandığını, helikopter ve uçak pilotlarının hangi kurumdan karşılandığı, nasıl OGM de çalıştıklarını bilmediği yazısından ortaya çıkmaktadır.
|
|
Hava Kuvvetlerine ve Türk Hava Kurumuna ait uçaklara ödenen kiralama ücretleri
|
| Yıllar |
Hava Kuvetlerimizden kiralanan C-130 Uçaklarının |
| Adedi |
Ödenen Kiralama Bedeli $ |
| 2002 |
2 |
157.000 |
| 2003 |
3 |
192.857 |
| 2004 |
4 |
? |
| 2005 |
4 |
345.185 |
| 2006 |
2 |
204.830 |
| 2007 |
Metal yorgunluğu nedeni ile kiralama yapılamadı |
|
| Yıllar |
Türk Hava Kurumundan kiralanana uçaklar |
| Adedi |
Ödenen Kiralama Bedeli $ |
| 2002 |
12 |
434.302 |
| 2003 |
12 |
690.000 |
| 2004 |
12 |
859.535 |
| 2005 |
4 |
300.000 |
| 2006 |
4 |
524.625 |
| 2007 |
12 |
1.807.900 |
|
|
Herkes Hava Kuvvetleri ile THK orman yangınlarını söndürmede kullandırdığı uçakları bedelsiz olarak çalıştırıldığı sanır. Yukarıda ki tabloda da görüldüğü üzere her uçağın bir uçuş yaptığı saat için bir bedel ödenir.THK için ise alanda bekledi için dahi bedel ödemesi yapılır. 2007 yılında THK her bir uçağı için bir günlük alanda beklemesine 850 YTL, söndürme uçağının saatlik uçmasına 840 YTL, keşif uçağının ise bir saatlik uçuşuna 385 YTL ödenir.
|
|
Hava Kuvvetlerimizin C-130 uçakları Hava Kuvvetleri pilotları tarafından kullanılırken, THK uçaklarının pilotları TSK dan emekli pilotlar tarafından kullanılmaktadır. OGM nin elinde bulunan helikopter pilotları da TSK dan emekli pilotlarca yürütülür. Bu pilotlar OGM de sözleşmeli çalışırlar.
|
|
Orman Genel Müdürlüğü orman yangınları konusunda tek sorumlu kurumdur. Cumhuriyet kuruldu kurulalı bu böyledir.
|
|
Orman Genel Müdürlüğü her yıl ihalelerle helikopter kiralamaya çalışmakta, fakat her yılda kiralamalar bir öncekinden daha pahalıya gelmektedir. Nitekim 2007 yılında 23 helikopter kiralanırken 2008 yılında bu sayı ancak 12 olabilmiştir. Orman Genel Müdürlüğü son 5 yıldır 20 adet çok amaçlı helikopter alımı için çaba sarf ediyordu.
|
|
|
|
Hürriyet Gazetesinin 10.08.2008 tarihli Uğur CEBECİ nin makalesini okudunuz mu bilmem güzel tespitleri var.
|
|
Bu tespitleri sırayla irdeleyelim.
|
|
Uğur CEBECİ: Yangın risk haritası oluşturulmalı:Türkiye'deki tüm ormanların uydu ve hava fotoğrafları üzerinden güncel risk haritası hazırlanmalı. Ağaç türleri, arazi yapısı, rüzgárın hakim esiş yönü-hızı gibi parametreler göz önüne alınarak yanıcılıkları, yangın geçmişi belirlenmeli. Müdahale noktaları uçak veya helikopterlerin uçuş süreleri, su alım noktalarına göre ayarlanmalı. Bu bölgelere özel pistler, heliportlar ve su alım yerleri kurulmalı.
|
|
Uzun zamandır yapılıyor. KTÜ ile çalışılmakta, diğer üniversitelerin orman fakültelerininde bu çalışmada yer alması gerekir.
|
|
Uğur CEBECİ: Hava devriyesi kurulmalı: Orman yangınlarında ilk 20 dakika çok önemli. Yangın, başlangıçta tek motorlu bir uçakla yapılacak basit bir müdahaleyle söndürülebilecekken, zaman kaybı yaşanması durumunda devasa bir felaket haline gelebiliyor. Bunun için uçuş okullarıyla anlaşılıp riskli bölgelerde yaz aylarında sürekli uçuşlar gerçekleştirilebilir. Tek motorlu uçaklarda hem pilot adayları uçuş tecrübesi kazanır hem de geniş bir arazi havadan kontrol edilir. Pilotlar söndürme ekiplerine koordinat vererek doğru noktaya yönlendirme yapılabilir.
|
|
ormanci.net: Çanakkale, İzmir ve Antalyada konuşlanmış 3 adet THK uçağı bu amaçla keşif yapmakta, ayrıca bilgisayarlı görmeye dayalı uzaktan algılama teknolojisi de yaygınlaştırılmakta, ayrıca 776 yangın gözetleme kulesi vasıtası ile ormanlar devamlı gözetlenmektedir.
|
|
Uğur CEBECİ: Uçak mı, helikopter mi: Yurtdışındaki uygulamalarda derin vadiler veya şehirlere yakın bölgelerde müdahalenin zor olduğu noktalarda helikopterler tercih ediliyor. Ancak helikopterlerin su taşıma kapasitesi uçaklara göre daha düşük. Helikopterler bölgeye acil müdahale timlerinin getirilmesi veya kurtarma operasyonlarında da kullanılıyor. Yangının büyümesi durumunda yüksek kapasiteli uçaklar devreye giriyor. Sarp arazide kıvrak küçük uçaklar daha etkili. Piston motorlu eski nesil uçaklar bu bölgelerde zorlanıyor. Sıcaklık arttıkça performans düşüyor. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kiraladığı eski nesil CL-215 uçakları 35 derecenin üzerindeki havalarda çok daha az su alarak havalanıyor. Daha sıcak havalarda uçamıyor. Turboprop motorlu, güçlü modellerin kullanılması gerekiyor.
|
|
ormanci.net : Teknik olarak özellikler doğru olmasına rağmen uçakların dolumu için büyük gölet yada deniz olması gerekiyor. Bu nedenle OGM nin yapmış olduğu çalışmada 20 helikopter ile Çanakkale, İzmir, Muğla ve Antalyaya konuşlanacak 4 adet amfibik yangın söndürme uçağına ihtiyaç var.
|
|
Uğur CEBECİ: Tuzlu su tehlikesi: Amfibik uçaklar veya helikopterler su kaynağı yakınsa müdahalede kısa sürede defalarca su atabiliyor. Yangın sönüyor ancak deniz suyu yüksek oranlı tuz içeriyor. Bir daha söndürme yapılan bölgede ağaç yetiştirilemiyor. Bu açıdan özel kimyevi madde taşıyan hava araçları sayesinde bölge yeniden ağaçlandırılabiliyor. Su alımı için riskli bölgelerde tatlı su göletlerinin oluşturulması gerekiyor.
|
|
ormanci.net : Zaten bu nedenle helikopter daha avantajlı.
|
|
Uğur CEBECİ: Paraşütlü özel timler: "Smoke Jumpers" adı verilen paraşütçü özel timler orman içine indiriliyor. Bu timler yangının ilerlememesi için yol açmak amacıyla önceden belirlenmiş noktalarda kontrollü "söndürücü yangın" çıkartıyor. Bölge çember altına alınıp sadece bir kısmın yanması sağlanıyor.
|
|
ABD de var. Fakat uçaktan atacağına helikopterle istediğin yere indir. değil mi?
|
|
Uğur CEBECİ: Kaçan fırsatın hesabı sorulmalı:
Geçen haftanın neredeyse tümünü orman yangınlarıyla geçirdik. O günlerde bir Bell 430 tipi helikopterle İstanbul'dan Ayvalık'a uçtum. Kaz Dağları'nın üzerinden geçerken gördüğüm manzara muhteşemdi. Belli ki yanan ormanlarımız da o güzellikteydi. Ne yazık ki oralarda şimdi simsiyah bir görüntü var. Hiroşima'nın o ürkütücü görüntüleri var.
Orman yangınları başladığında genellikle kiralık uçak ve helikopterler yangın söndürme çalışmalarına katılıyor. Bunların çoğu sezon başında kiralanıyor. Bir kısmının ana üssü İstanbul. Birkaçı da ülkemizin çeşitli noktalarında cılız filolar halinde duruyor.
Türkiye, yıllar önce devletin bürokrasi çarkı içinde müthiş bir yangın söndürme uçağı olacak projeyi paramparça etti. 2000'li yılların başında kendi yangın uçağı filosunu oluşturma fırsatını, S-2E Tracker uçaklarını hurdaya çıkartılarak "jilet" yapmaya göndererek tepmişti.
O günlerde TAI tarafından gerçekleştirilecek proje yaşatılabilseydi, bugün Türkiye'nin 15 uçaklık yangın söndürme filosu olacaktı...
|
|
Ormanci.net : konu hakkında bilgim yok.
|
|
13 .08 .2008 tarihinde Haber7.com adresinde FAtih BAYHAN' ın "Yanan ormanlara dair büyük yanılgı" adlı makalesinde çok güzel bir özet var OGM ve çalışmaları için.Yanlız makaleni sonuç bölümünde
|
|
Ve sonuç…
Ne Türkiye’nin Ormanları azalıyor, ne Ormanlık alanlar yakılarak konut alanına çevriliyor… İçiniz ferahlasın…
Bunların hepsi bir vehimden ibaret…
Serde gazetecilik olunca, kuşkulanmak lazımdır değil mi…Burası Türkiye, her şeyin bir yolu vardır diyorsanız, son sözüm şu olur…
Her şeyi kitabına uydurursunuz, güzel hayallerde kurabilirsiniz, ama Osman Kahveci ve ekibinin yönetim anlayışı orada olduğu sürece tek karış Ormana şahsi çadır bile kuramazsınız…
|
|
Ormanci.net : Her şey çok iyi fakat Bu durumu Sayın genel Müdür Osman Kahveci ve ekibine dayandırmak ne acı. Orman Genel Müdürlüğü çalışanları o şahıs bu şahıs demeden, parti ve siyaseti mesleğe karıştırmadan verilen imkanları sonuna kadar zorlayarak çalışmakta, hizmetlerin en güzelini halkına vermekte, ormanları korumakta bu uğurda canını dahi vermektedir. Bu nedenle tüm orman çalışanlarını yürekten kutluyorum.
|